YAZARLARIMIZDAN

Muharrem BARUT

Kayseri ve Erciyes’ten söz edilince bu kente ve bu yüzü unutulmayan dağa olan sevgisi ile bilinen, tanınan değerli eğitimci-yazar merhum Muharrem Barut’u anımsamamak mümkün değil. Bu sevgiyi ve özlemi dile getirdiği 1976 yılında yayınlanan “Selam Kayseriliye” adlı eserinden aynı adlı manzumesini hemşehrilerimizin beğenisine sunuyor, kendi ifadesi ile hocamızı sizlere tanıtıyoruz.
1913 yılında, Manyas’ın Mürvetler köyünde doğdum. Üç erkek kardeşin ilkiyim. Dünyaya, kardeşlerimden önce gelmişim, işime yaradı. Birden fazla erkek çocuğu olan ailelerin, okul çağındaki bir çocukları Savaştepe Yatılı Okulu’na alırlardı. Ben de o talihlilerdenim. İlkokulu bitirince Balıkesir Necati Bey İlkokuluymuş kısmet. Sonra da Ankara Gazi Terbiye Enstitüsü Edebiyat Bölümü... 1939-1941 yılları arasında Bulgar hududunda yedek subaylık. Terhisten sonra Kayseri Lisesi’ne atanma. Orada evlendim, bir oğlum bir kızım oldu. O nedenle meslek hayatımın ilk gözağrısıdır Kayseri. Öğretmenliğin yanı sıra hareketli bir dağcılık ve Kayakçılık Kulübü Başkanlığı. Dokuz yıl sürdü, bu mutlu, hızlı yaşantı. Sonra, Gediz Ortaokulu’rna transfer. Orada da bir dokuz yıl yenecek ekmeğimiz, içecek suyumuz varmış.
1958 de Eskişehir Lesesi’nde son durak. Buradar ayrılacağız, emeklilik denen ıskartaya herhalde. Gezi yazılarmda doğaya olan tutkumu dile getirmeği, anılarımrda olayların sıcak havasını yansıtmayı manzume ve dörtlüklürimde toplumda izlediğim aksaklıkları taşlamayı amaçlarım. Anlatımda, konuların, buruk kekreliğini, tiplerin çirkin sevimsizliklerini, mizahla mayalayıp yumuşatmaya çalışırım..

DEVAMINI OKU

Tuncer ERTEN

GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ…
Sularda akan zaman “Sıcak hatıraları olmayanlar, kışı soğuk geçirmeye mahkumdurlar.” Bilindiği gibi, gençler ümitle, yaşlılar (İhtiyar olmayanlar) hatıralarla yaşarlar.İhtiyarlamadan yaşlanabilenler ne mutlu size…
Şimdi, üzeri karla kaplı Erciyes’e benzeyen başınızı yaslayın arkanıza,kapatın gözlerinizi ve dönün çocukluk yıllarınıza. Geçen zamanı, sularda akarak yeniden yaşayın.
Tekir Yaylası’nda birleşen kaynakların oluşturduğu Deliçay, Yallıgölek’te soluklandıktan sonra Hisarcık’la Kıranardı’nı küstürmeden birbirinden ayırarak yoluna devam eder. Çay Bağları’nı geçerken, bir türkü tutturur:

DEVAMINI OKU